ÖZEL GÜVENLİK DENETİMİ VE TİCARİ SIRLARA MÜDAHALE…
Alper UZUNGÜNGÖR
alper@ozefeguvenlik.com.tr
Özel güvenlik sektöründe beklenen gerçekleşti ve nihayet denetimler başladı. 5188 sayılı yasanın 22. maddesinin öngördüğü denetim yönetmeliği çıkarılamadan başlatılan denetimler 2006/47 sayılı genelge ile şekle bağlandı.
Yedi ana başlık, dört ekten oluşan genelgeye göre yapılacak denetimler bildirime tabii evrakın kontrolü ile sınırlı tutuldu.
Genelgenin öngördüğü teftiştir, şekli denetimdir. Teftiş bilgi ve belge kontrolünden başka bir işe yaramaz. Teftişte ortaya çıkan sonuçların verimliliği, etkinlik ve ekonomiklik dereceleri ölçülmez, karşılaştırılmaz, değerlendirilmez.
Ayrıca sektörün geldiği noktayı yeterince tahlil edemeyen, ülke ekonomisine, istihdama ve kamu düzenine sağladığı yararı görmezden gelen şahısların idaresinde ve fikri sabitlerin açmazında yapılacak teftişin tehdide dönüşeceği kesindir.
Ne yazık ki denetim süreci şimdilik teftişle geçecektir. Bu durum değil sorunlarımızı gidermek aksine artıracaktır.
Hâlbuki şirketlerin faaliyetlerini 5188 sayılı yasanın öngördüğü yapılanmaya ve mevzuatına uygun yürütüp yürütmediğini incelemek, topluma ve devlete hesap verme yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamak, yeni oluşumlara ön olacak tarafsız ve bağımsız bir denetim beklemiştik.
Kontrol eden ve düzenleyici bir denetim; sektörün yüzünü karartan, haksız rekabet yaratan firmaları izinsiz can ve mal güvenliği sağlamak amacıyla hizmet alan ve verenleri cezalandıracaktı.
Eğiten, yol gösteren, iş birliği yapan bir denetim; özel güvenlik hizmetlerini yasa dışılıktan uzak, daha verimli, daha güçlü, daha etkin yürütülmesini temin edecek, kamu güvenliğinin tesisine katkı sağlayacak, kişi haklarına yönelik ihlalleri önleyecek, sektöre duyulan güveni artıracaktı.
Teftişte ise; özel güvenlik görevlisi kimlik kartı yerine çalışma izni belgesi diye gerçekte var olmayan bir belge sorulacak, beyanlarımıza bakılmadan fişek ticareti yapıyormuş gibi satın alınan/harcanan fişek miktarı karşılaştırılacak, kerameti kendinden menkul özel güvenlik mali sorumluluk sigortası nasıl kontrol edileceği bilinmeden sözde araştırılacaktır.
Koruma ve güvenlik planlarının otuz mu yoksa otuz üç günde mi gönderildiğine dair tarih hesabı yapılacak, ders programlarının günde sekiz, haftada kırk saati aşıp aşmadığı kontrol edilecektir.
Teftiş süresince, 5188 sayılı yasa ve hatta uygulama yönetmeliği nedeni ile zaten bildirime tabii tutulmuş olan ticari sırlarımızın bu kez ifşası ile açıklaması istenecektir.
Neticede kamu kurumları ve görevlileri ile sektör şirketleri, özel güvenlik mevzuatının ticari sırların gizliliği prensibine müdahale eden hükümler içermesi nedeniyle mahkemelik olacaktır.
Özel güvenlik sektöründe işin tekniği ve itibariyle ticari sır vardır. Örneğin fiyatlandırma politikaları, müşteri potansiyeli, sözleşme bağlantıları gibi konular ticari sırdır.
Ticari sırlara ilişkin Türk Ticaret Kanunu ve Yeni Türk Ceza Yasasında tanımlamalar bulunmaktadır.
Ancak, genel kabul gördüğü şekilde ticari sır; “Bir ticari işletmenin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensuplarınca bilinen, rakiplerince bilinmemesi, üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletmenin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan, iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, ar-ge çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, müşteri potansiyeli, sözleşme bağlantılarına ilişkin bilgi, belge, elektronik kayıt ve veriler”dir.
Meclis iç tüzüğünden Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna kadar oldukça geniş bir mevzuat yelpazesinde yer alan ticari sır, müşteri sırrı, bankacılık sırrı, devlet sırrı gibi kavramlar; Yeni Türk Ceza Kanunu([1]), Türk Ticaret Kanunu ([2]), Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ([3]) ile koruma altına alınmıştır.
Kanunla düzenlenip korunan ticari sırların gizliği başka bir kanunî yükümlülüğün ifasında dahi aşılamaz. Bu sebepledir ki çıkar amaçlı suç örgütleriyle, yolsuzluklarla mücadelede delil elde etme çalışmaları bile ticari sır-müşteri sırrı engeline takılmaktadır.
Özel güvenlik mevzuatı da ticari sırların gizliğini sağlayan yasal düzenlemeleri yürürlükten kaldırmamış, fakat görmezden gelinmiştir. Dolayısıyla özel güvenlik sektöründeki ticari sır yasalar ile korunmaktadır.
Ticari sırlar, firmalar tarafından üçüncü şahıslara veya kamu görevlilerine dolaylı veya doğrudan bir başka yasa hükmü ile dahi açıklanamaz. Kamu görevlileri de vazifelerini yaptıkları esnada öğrendikleri sırları üçüncü şahıslara veya firmalara ifşa etmekten yasaklanmıştır.
Her kişi ve kurum ticari sırrın mahremeyetine saygı duymak zorundadır. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri görevi gereği elde edebilecek kamu görevlileri çok dikkatli hareket etmek zorundadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ilgili maddelerine göre korunan ticari sırların ifşa edilmesi halinde; büyük “A” dan küçük “z” ye kadar bir çok kamu görevlisi Yeni Türk Ceza Kanunu 239. maddesine muhalefet etmek suçundan cezalandırılır.
Bu itibarla; 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliğinin bildirme tabi tuttuğu bilgi ve belgelerden ticari sır niteliği taşıyanların ifşa edilme riskine karşı mevzuat revize edilmek mecburiyetindedir. Buna alakadar vazife önceliği TÖGF’nu yönetim kuruluna düşmektedir.
Özel güvenlik sektörü ticari sır niteliğinde olmayan bilgiyi, eşitlik ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde herkesle paylaşmaya hazırdır.
Sektörümüz kayıt dışı ekonominin, haksız mal edinmenin ve kara para aklamanın piyasası, çıkar amaçlı suç örgütlerinin yuvası, yolsuzluk filikalarının bataklığı değildir. Bu anlamda sektörümüzdeki hiç bir firma ticari sır kavramına sığınmaz.
İsteğimiz, ticari sırlarımızın öğrenilmesi değil korunmasıdır. Önümüzü görebilmemiz açısından “Ticarî Sırlar Hakkında Kanun Tasarısı” nın bir an önce yasalaşmasıdır.
[2] Türk Ticaret Kanunu’nun 363. maddesi ticari defterler ve sır saklama mükellefiyeti ve cezayı açıklamıştır.
[3] Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 23'üncü maddesi; “Kanunlarda ticari sır olarak nitelenen bilgi ve belgelerle kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzelkişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve mali bilgiler, bu kanun kapsamı dışındadır" hükmünü amirdir.